7.Türk Alman Sağlık Sempozyumu Kapadokya da Gerçekleştirildi



Türk Alman Sağlık Forumu Derneği tarafından organize edilen 7.Alman – Türk Sağlık Sempozyumu Nevşehir Uçhisar da Hotel Argos Evlerinde 25.eylül.2009 tarihinde gerçekleştirildi ve Türkiye de yaşayan Almanlar ile Almanya da yaşayan Türklerin sağlıklı yaşam seviyelerini geliştirme, Almanya ‘dan Türkiye ye Tıp Turizmi olanaklarının geliştirilmesi yolunda bir çalışma gerçekleştirildi.
(www.deutsch-tuerkischesgesundheitsforum.de )

Toplantıya kimler katıldı…

Türk Alman ilişkilerinin geliştirilmesinde uzun yıllar önemli çalışmalar gerçekleştiren İsmet Tanyıldız ‘ın katkılarıyla gerçekleştirilen toplantıya Eski Alman Sağlık Bakanı Ulf Fink ‘in moderatörlüğünü yaptığı toplantıya Alman Sigorta şirketleri ve sivil toplum örgütleri yetkilileri, danışman ve sağlık ürünleri şirket temsilcileri, eski Alman Sağlık Bakanı ile Türkiye den Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr.Seracettin Çom, Türkiye de tıp turizminin başlatılmasını ve yaygınlaştırılmasını sağlayan Medikal Turizm Derneği Başkanı Dr.Sinan İbiş ve Türkiye de sağlık turizmi alanında çalışmalar yürüten Agne Tur yöneticisi Şerife Kaya katıldılar.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Dr.Çom ne dedi…
Türkiye de sağlık sisteminin bugüne kadar kat ettiği gelişmeler ile önümüzdeki günlerde uygulamaya koyulacak genel sağlık sigortası uygulaması, tam gün çalışmaları ve yeni yönetmelikle gelen yasal uygulamalar konularında bilgi aktardıktan sonra Almanya da ki sağlık giderlerinin azaltılmasına yönelik olarak mutlaka başka ülkelerdeki sağlıklı ve ekonomik tedavi olanaklarının araştırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Türkiye deki sağlıkta dönüşüm politikalarının Türkiye deki sağlıkta hizmet uluslar arası rekabet edebilir bir noktaya getirdiğini, bu çerçevede 9 ambulans helikopter ile 2 ambulans uçak alımı yaptıklarını, böylece sağlık hizmetinde acil uygulama imkanlarını geliştirdiklerini ifade etti.

Dr.İbiş Alman ve Türk Vatandaşlarının sağlık ihtiyaçlarını irdeledi…
Alman vatandaşlarının veya Alman vatandaşlığına geçmiş Türk vatandaşlarının acil uygulamalar dışında da Türkiye ‘nin sağlık sisteminden sosyal güvenlik kapsamında yararlanabilme olanaklarına duyulan ihtiyaç, yaşlı Almanlar ve Alman vatandaşı olmuş Türkler için Türkiye de sağlıklı yaşlanma olanaklarının sağlanacağı yaşam kentlerinin kurulabileceği, şu an Türkiye de yaklaşık 20.000 Alman vatandaşının yerleşik olarak yaşadığını, Almanya ‘daki genel sağlık sigortası kapsamında Alman pasaportu taşıyan kişilerin Türkiye de istedikleri tedavileri alabilmelerinin önünün açılması, özellikle Almanya da yaşayan Türk vatandaşlarının sahip oldukları sosyal güvenlik hakları çerçevesinde Almanya ‘daki uzun süreli bekleme ve iletişim güçlüklerinin çözümlenmesini de sağlayacak bir çözüm olan Türkiye de ihtiyaçlarına yönelik tedavileri alabilmelerine imkan sağlanması gibi ana sağlık ihtiyaçlarının ivedilikle dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Dr.İbiş Türkiye deki sağlık sisteminin bugünü konusunda…
AB uyum programı çerçevesinde hastaneciliğin ve sağlık hizmet standartlarının büyük bir gelişim kaydettiğini, adeta Türkiye ‘nin dünya coğrafyasında bir teknoloji üssü haline geldiğini, uluslar arası kalite standartlarını ülkemize taşıma yolunda da hızlı bir entegrasyon süreci yaşadığını, özellikle Avrupa Birliğinde tanınan ve Türkiye ‘nin tıp turizmindeki payının gelişiminde de son derece önemli olacak Trent Akreditasyon Sistemini Türkiye ye getirdiklerini ifade etti.

Agne Tur yöneticisi Şerife Kaya ne dedi…
Dünyadaki tıp turizmi gelişiminde Türkiye ‘ni,n önemli bir destinasyon konumuna yükseldiğini, çeşitli ülkelerden Türkiye ye hasta transferi konusunda yaptıkları çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını, özellikle sosyo kültürel ilişkiler yönünden güçlü bir ülke konumunda olan Alman vatandaşlarının Türkiye de sağlık hizmetlerini almaları konusunda çalışmaları yürüttüklerini, Türk ve Alman Hükümetlerinin sağlık hizmetlerinin serbestçe alınabilmesine yönelik ikili anlaşmaları ve prosedürleri ivedilikle yerine getirmelerinin gerekli olduğunu, yaşlanma hızının son derece hızlı seyrettiği Almanya daki emekli ve yaşlıların sağlıklı bir coğrafya olan Türkiye de yaşam olanaklarının geliştirilmesi ile Alman vatandaşlarının sağlıklı yaşamlarının daha ekonomik ve mutlu bir tablo çerçevesinde gerçekleştirmesinin mümkün olduğunu ifade etti.

Global kriz ve sağlık politikaları hakkında Dr.İbiş ne dedi…
Global krizin sağlık sistemini de olumsuz yönde etkilediğini, ülkelerin tüm giderlerini gözden geçirdiklerini, bu çerçevede sağlık harcamalarının da kısıtlamaları yaşadığını, oysaki sağlık giderlerini kısmak yerine koruyucu hekimlik ve koruyucu sağlık önlemlerinin hızla geliştirilerek hastalık oranlarının, dolayısıyla harcamalarının azaltılmasının hedeflenmesi gerektiğini, özellikle sağlıklı yaşamı destekleyen ilaç ve tıbbi yöntem harici destek ürünlerinin ve metotlarının yararlarının gerek bilinirliğinin, gerekse kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle yaşlanmanın hızlanması ile sağlık giderlerinin de arttığını, dolayısıyla yaşlılıkla ilgili bakım hizmetleri, psikolojik rehabilitasyon sağlatıcı seyahat olanakları, uğraşı tedavileri ve yaşamı kolaylaştırıcı aktiviteler gibi planlamaların bir ülke politikası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

AOK Federal Derneğinden Dr.Hans Jürgen Ahrens ne dedi…
Global kiriz ile Almanya Hükümetinin Sağlık Politikalarının uygulamalarından doğan sağlık giderlerini hükümetin karşılamakta güçlük çektiğini, özellikle ilaç fiyatlarının artışının dikkate çekici şekilde yükseldiğini, devletin hastalık giderlerini karşılama oranlarını tartıştığını ifade etti.

Sağlık Sigortası Derneğinden Ulrike Elesner ne dedi…
Sağlık sigortalarının da oluşan sağlık giderlerini ödemekte zorlandığını, Almanya da sağlığa bakışın bir din tutkusu kadar önemli olduğunu ve bu çerçevede de Alman Hükümetinin vatandaşlarının sağlıklı yaşamlarını devam ettirmek için her zaman tüm olanaklarını seferber ettiğini ve edeceğini ifade etti.

Eski Aman Sağlık Bakanı Ulf Fink ne dedi…
Almanya da sosyal güvenlik çerçevesindeki kişilerin bazı hastalıklarının ve bazı ilaçların giderlerinin devlet tarafından karşılanmasına önümüzdeki takvimde kısıtlamam getirileceğini ifade etti.

BBJ Danışmanlık Şirketinden Manfred Schneider ne dedi…
Türkiye ‘nin ortak pazara girme süreci içerisinde bütün gelişmeleri hızla yaşadığını görmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu, Avrupa daki sınırların kalkması ile sağlıktaki bireysel ihtiyaçların serbestçe alınabilmesine ve oluşan sağlık giderlerinin de sigortalar kapsamında rahatça ödenebilme imkanı sağlanacağını vurguladı.Sağlık unsurunun uluslar arası geçerli kurallarla işlemesi gerektiğini, ancak bugün Ab ülkeleri arasındaki kural farklılıklarının bile sağlık sisteminin işlerliğini olumsuz yönde etkilediğini gördüklerini, özellik AB Komisyonlarının sıklıkla her ülkenin kendi dinamiklerine müdahil olduğunu, dolayısıyla bu müdahelelerin de çoğu kez sağlıkta ilerlemeleri olumsuz yönde etkilediğini, Almanya ‘nın AB komisyonunun sağlık kriterlerini yakalamak için 220.000.000 EURO luk bir bütçesi olduğunu, Almanya ‘nın sağlık alanındaki eğitim içeriği ve dokümantasyonlarını AB kuralları ile eşitlemek için 2010 sonuna kadar zamana sahip olduğunu, bu ihtiyaç ve sürenin Türkiye içinde geçerli olduğunu vurguladı.
Avrupa daki sosyal fonların eğitim eşitliğinin sağlanmasına yönelik kullanılabildiğini, özellikle Türkiye de ki kadınların bilgi ve farkındalık seviyelerinin geliştirilmesi için birkaç yüz milyon EURO luk bir fonun kullanım için beklediğini belirtti.

IKK ( Odalar Birliği Sigortası ) Genel Müdürü Rolf Stuppardt ne dedi…
Almanya ‘nın sağlık hizmetlerinin halka eşit ve kaliteli sunulması konusunda dünyada lider ülke konumunda olduğunu, sağlık alanındaki reformlara devletin fazlaca müdahele ettiğini, Almanya da yenilikçi teknoloji ve ilaç uygulamalarına geçişin pek kolay olmadığını ve anlamsız sürelerin beklenmesi gerektiğini, örnek olarak yeni bir ilacın Alman Sağlık Sisteminde yaygınlaştırılması kararı için 10 – 15 yıl beklendiğini, dolayısıyla bu gecikmiş sürelerin sağlık sistemindeki yenilenme ve güncelleme çalışmalarını olumsuz yönde etkilediğini, hatta Alman sağlık sistemi için tehdit oluşturduğunu, sağlıktaki bu olumlu gelişmeleri zamanında hayata geçirememenin de Alman Sağlık harcamalarının yüksek kalmasının nedenlerinden biri olduğunu belirtti.
Melsungen AG ŞIKKirketinden Dr.Gabriella Soskuty ne dedi…
AB de bazı ülkelerde üretilen ekipmanların CE sertifikasyon sürecinin yaklaşık 2 yıl sürdüğünü, oysaki Polonya bu sürenin 2 ayda tamamlanabildiğini, AB ülkeleri arasında bu zamansal farklılıkların mutlaka çözümlenmesi ve AB nin denetleyici mekanizmalarını ivedilikle hayata geçirmesi gerektiğini, Çin ‘den gelen ekipman ve cihazların sağlık sistemindeki hizmetlerin güvenilirliğini tehdit ettiğini, CE sertifikasyonunun AB de kalitenin eşitlenmesi için amaçladığını ancak CE sistemleri arasında da farklılıkların olması nedeniyle CE sertifikasyonun anlamını yitirmeye başladığını, buna karşın ürün veya ekipmanların kullanılabilmesine yönelik olarak bazı ülkelerde ise farklı belge ve doküman taleplerinin olmaya başladığını vurguladı.