Medikal Turizmde Amerika Destinasyonunda Beklentiler…

Birçok kişiye göre, medikal turizm, ABD li veya Avrupalı hastaların, Asya veya Latin Amerika’da, çok daha düşük maliyetlerde sağlık hizmeti almalarıdır. Yapılan araştırmaya göre, 750.000 ABD li 2007 de medikal hizmet almak için yurtdışına çıkmış. Bu sayının 2010 ’da 6 milyona ulaşması beklenmektedir.

ABD deki medikal bakım maliyetlerinin yüksek ve sigorta kapsamının düşük olması, birçok Amerikalının tedavi için yurtdışını tercih etmesine neden olmaktadır. Kongrede tartışılmakta olan sağlık reformuna rağmen, gelecekte sağlık hizmet maliyetlerinin düşeceği şüphelidir. Bu nedenle, yurt dışında sağlık bakımı alma talebi yüksek kalacaktır. Amerika Medikal Derneği’nin (AMA) Haziran 2009’da yayınladığı raporda, sigorta şirketlerinin ve ABD dışında sağlık bakımına yardımcı olan diğer şirketlerin, riski hastalara doğru yönelteceği anlaşılmaktadır.

ABD’ye yapılan medikal turizmde tercih maliyet değil…
ABD dışında daha ucuz sağlık bakımı alan birçok Amerikalının yanı sıra, geçen sene 400.000 den fazla kişi ABD ’ye gelerek yüksek kalitede sağlık hizmeti almıştır. 2008 yılında, yurtdışından gelerek sağlık hizmeti alan kişiler yaklaşık 5 milyar USD harcama yapmıştır. Bu rakamlar, ABD deki yıllık hastane servislerinin yaklaşık % 2sini oluşturmaktadır. Yapılan çalışmadan elde edilen verilere göre, ABD ‘ye gelen medikal turistler, daha ucuz maliyet arayan kişiler değildir. Bunun yerine, daha yüksek kalitede hizmet almak ve daha az sıra beklemek arayışı içinde olan kişilerdir.

ABD deki medikal merkezlerin ilk 9 ‘u, ABD deki dahili medikal turizm için lider servis sağlayıcılarıdır. Bunlar ; Johns Hopkins Hospital, Cleveland Clinic, Mayo Clinic, Duke University School of Medicine ve Memorial Sloan-Kettering Cancer Center. Bu merkezlerin çoğunun yurtdışında ortaklıkları bulunmakta ve uluslar arası hastaları çekebilmektedirler. Mesela, St John’s Hopkins’in Japonya, Singapur, Hindistan ve BAE’de bağlantıları bulunmaktadır.

Akreditasyon konusunda nelere dikkat edilmelidir?
ABD ‘ye gelen medikal turistlerin sayısı artmaya devam ettikçe, yabancı hastaların ABD ‘yi bir medikal turizm destinasyonu olarak seçme nedenleri ile Amerikalıların yurtdışına sağlık hizmeti almak için gitme nedenleri, benzer faktörler tarafından etkilenmektedir. Hastalar, sağlık hizmetlerini araştırırken, hizmet sunucunun güvenilirliğini, aktreditasyon durumunu ve en önemlisi bakımı koordine edecek bir yöneticinin bulunup bulunmadığını öğrenmelidir. Akreditasyon konusunda belki de en önemli kriter, akreditasyon durumu ve hizmet merkezindeki koordinasyon programının neler sunduğudur. Bağımsız ve üçüncü parti bir organizasyon kuruluş tarafından akreditasyon almış olmak (mesela Joint Commission, CARF, TRENT ve URAC gibi), alınacak servislerin kalitesi konusunda önemlidir. Akreditasyon unsurları arasında, tüm organizasyonun değerlendirilmesinden (mesela hastanenin Joint Commission tarafından) URAC’ın Durum Yönetimi Akreditasyonu ve Sağlık Bakımı Ehliyet programlarının sunduğu gibi, özel bir fonksiyon için akredite edilmesine kadar değişim gösterebilmektedir.

Akreditasyon hem müşteriler, hem de kuruluşlar için önemli faydalar sağlamaktadır…
Akredite olmuş kuruluşlar, çoğu zaman, akreditasyon programı sayesinde, yönetim etkinliklerini geliştirmektedirler. Bu sayede bakım kalitesi artarken, maliyetler azalmaktadır. Kalite standartları, akreditasyon programlarının bir parçası olup, en iyi bakım hizmetleri hakkında bilgi sağlamakta ve kuruluşların süreçlerini daha iyi izleyebilmelerine olanak sağlamaktadır.

Durum Yönetimi…
URAC’ın Durum Yönetimi Akreditasyonu, 24 değişik operasyonel alanda hizmet vermektedir. Bunlar arasında, kalite yönetimi, organizasyon yapısı, durum yönetimi, çalışanların kalifikasyonları, müşteri ile işbirliği, müşteri ihtiyaçlarının değerlendirilmesi ve yerinde yönetim servisleri yer almaktadır. URAC’ın Durum Yönetimi Akreditasyonu, hasta ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmek ve tedavi sonuçlarını bakım sürekliliği ile geliştirmek isteyen organizasyonlar için tasarlanmıştır.

Akreditasyon ayrıca organizasyonlar için durum yönetimi ölçümlerinin rapor halinde sunulmasını da gerektirir. Bu ölçümler arasında, durum yönetimi servislerinin zamanında aranabilmesi, taburcu olduktan sonra 72 saat içinde akut bakım için yeniden hastaneye alınma, şikayetlere çözüm bulma süreleri, durum yönetimi servislerini istemeyen müşterilerin bildirimi ve müşterilerin durum yönetimi servisleri konusunda genel memnuniyeti yer alır.

Akredite olmuş kuruluşları seçen müşterilere, standartları karşılamış sağlık bakımı sağlayıcıları konusunda garanti verilebilir. Bu standartlar arasında çoğunlukla koruyucu politikalar ve tüketici haklarının tanımı yer alır.

Akreditasyona sahip sağlık kuruluşları, çoğu kez, ABD ‘de sağlık bakımı arayan müşteriler için önemli olan belli başlı faktörler konusunda değerlendirilmektedir. Bunlar arasında;

Sağlık bakımı sağlayıcının, tüketici hakları ve mahreminyetin korunması konusundaki rolü nedir?
ABD ‘deki çok sıkı HIPAA kanunları nedeniyle, yabancı turistler genelde ABD ‘de kendi ülkelerinde korunduklarından daha fazla korunurlar. Ancak, çalışanların HIPAA, tüketici hakları ve otorizasyon süreçleri konularında aldıkları eğitim de önemlidir.

Bu kurumlar ne kadar şeffaflık ve bilgi servisi sağlayabiliyor?
Tedavilerinden önce hastalara ne kadar bilgi veriliyor? Tüm maliyetler yeterince açıklanıyor mu? Obama Yönetimi, tedavide şeffaflığı, sağlık planlarının en üstüne yerleştirmiş durumda. Güvenlik konuları da sağlık bakımı reformunu ön plana çıkardı. Reçete hataları, enfeksiyon oranları ve ölüm oranları, hastane seçimini yaparken tüketicilerin bilmeleri gereken noktalardır. Ülkelerini terk edip tedaviye gelmeden önce, hastalar alacakları tedavi ve ilgili maliyetler konusunda tam olarak bilgilendirilmiş olmalıdır.

Bakımın sürekliliğini sağlarken, hangi politika ve prosedürler var?
Tedavi sonrası bakımı yaparken, yardımcı olacak bir durum yöneticisi olacak mı? Medikal turizmde gerekli olan tedavi sonrası bakımın yapılmasında en önemli sorunlardan biri özellikle hasta evine döndükten sonra yeterli hizmetin verilebilmesidir. Tedavi sonrasında izlenmesi gereken adımları hastanın anlaması çok önemlidir. Hastanın birincil bakım doktorunun ve kendi ülkesindeki uzmanların, hastaya medikal kayıtları sunmaları ve ABD ‘de sağlık servisi sağlayıcının iletişim bilgilerini bildirmeleri gerekir. ABD ‘deki ve hastanın kendi ülkesindeki doktorlar, tedavi öncesi birbirleriyle tanıştırmalı ve önceden iletişim kurmaları sağlanmalıdır.

Hastanenin ve sağlık hizmeti sağlayacılarının websiteleri ne derece şeffaf?
Yapılan bir ankete göre, hastaların % 47 ‘si medikal turizmi internet yoluyla öğreniyor ve % 72 si gidecekleri ülke hakkında internette araştırma yaparak bilgi sahibi oluyor. Bu web sitelerindeki bilgilerin, ana kriterler konusunda değerlendirilmiş olması önemlidir. Bu kriterler arasında, müşterilere sağlanan bilgiler, mahremiyet ve güvenlik, içerik sağlayıcılarına finansal ilişkilerin açıklanması ve müşteri şikayetlerine cevap verilmesi yer alır.

Müşteriler doktorların hakkında nasıl bilgi sahibi oluyor?

Hastane, sağlık hizmeti sağlayıcısını izleyip, hizmet kalitesinden emin olabiliyor mu? En önemlisi ise, hastane doktorların kalifikasyonlarını takip ediyor mu? Bu süreçte doktorların ve hizmet sağlayıcının (doktor asistanı, hemşire ve psikolog) kalifikasyonları ispatlanır. Eğitim, lisans durumu, yükümlülük şartları, deneyim ve kursların hepsi değerlendirmeye alınır ve ispatlanır. Bu işlem hastane tekrar hasta kabul etmeye başlamadan önce, her 3 yılda bir tekrarlanır.

Müşteriler gibi, uluslararası hastaneler de, partner kuruluşları seçmeden önce akreditasyonlarını kontrol etmelidirler. Akredite olmuş bir şirketle çalışmak sayesinde uluslararası hastaneler ve kuruluşlar, sağlanan servisler hakkında müşteriye sağlanan bilgilerin daha şeffaf olmasını sağlarlar. Bu sayede hastalara ihtiyaç duydukları bilgiler sağlanabilir. Bu açık iletişimden herkes faydalanır: Müşteriler ve hizmet sağlayıcı kuruluşlar.

Medikal servis almak için ABD ‘ye seyahat etmek, çoğu zaman maliyetlidir ve ABD ‘li olmayanlar için karışık bir süreçtir. Akreditasyona sahip bir sağlık hizmeti sağlayıcının seçilmesi sayesinde uluslar arası hastaneler müşteri beklentilerini karşılama sorumluluğunu almış olurlar.