Avrupa da ki Fertilite Turizmine Komedi Tirajik Bakış

BBC ana haberi “AB Fertilite Turizmi tehtidi ile yüzleşiyor” diye uyardı…
Reuter “Fertilite Turizmi Avrupalının gelecek patlaması olabilir” dedi. Fakat Fertilite Turizmi nedir ve neden patlıyor? Fertilite Turizmi, anne-baba olmaya can atan kişilerin reprodüktif işlemlerin pahalı ve yasal olarak güç olduğu kendi ülkelerinden, işlemlerin daha ucuz ve yasal olarak daha rahat olduğu ülkelere seyahat etmeleridir. Özellikle in-vitro fertilizasyon (IVF) popülerdir. IVF, kadın yumurtasını bir laboratuar ortamında spermle fertilize etmek ve daha sonra anne olmak isteyen kişinin uterusuna fertilize olmuş yumurtaları yerleştirmektir. Yumurtalar ve/veya sperm üçüncü bir kişiden alınabilir. Bu günlerde, “Fertilite Turisti” terimi genellikle UK ’den bir fertilite kliniğinde, gebe kalmak için Slovenya ve Macaristan gibi Doğu Avrupa ülkelerine seyahat eden kadınları tanımlar.
Bu nedenle UK ’deki medya ve tıp otoriteleri başka bir “sosyal problem” doğduğunu deklare etmişlerdir; yabancı fertilite klinikleri yeterince düzenlenmiş değildir. Slovenya ve Macaristan AB’ye girdikleri için, İngiliz kadınlarının bu kliniklere ulaşması daha kolaydır, ancak yeterince gelişim göstermemeleri sözkonusu bu “problem” in çözümsel sonuçlarını daha kötü yaşanır hale getirmektedir.

En azından "problem" abartılmıyor…
Amerikan Reprodüktif Tıp Derneği’ne göre, bir yıl denedikten sonra 10 çiftten birisi başarısızlığa uğramaktadır; yabancı klinikler için potansiyel müşteri sayısı muazzamdır. Fakat bu müşterilerin seyahat etmelerinin sebebi, kendi ülkelerindeki kanunlar ve fertilite kliniklerinin kötü hizmet vermesidir.
Zorluklar yaşayan bir İngiliz kadınının çelişen seçimleri olması mantıklıdır. UK ’de bir IVF işlemi tipik olarak £2,000 - 4,000 ($3,750 - $7,500) tutar; Slovenya veya Macaristan’da aynı işlem £1,608 ($3,000) civarı tutacaktır. Bir siklüsde IVF ’le döllenmede başarı oranı UK’de %28.4; Slovenya’da %36; Macaristan’da %31.9’dur.

İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetinde (NHS) yapılan değişiklikler, Fertilite Turizm popülaritesini etkileyebilir…
NHS son zamanlarda, 23 – 39 yaş arasındaki, 3 yıldan fazla zamandır gebe kalmak isteyen kadınların IVF ’ini karşılamayı kabul etti; ancak kapsam sadece 1 uygulama ile kısıtlı. Dahası, NHS sadece çocuksuz çiftlerin birinci tedavilerini karşılamayı kabul ediyor.
Bugün, UK ’de 4 çiftten 3’ü IVF işlemi için ödemeyi direkt olarak yapıyor. “1 ücretsiz uygulama”ya rağmen, bu oranların belirgin olarak değişmemesine yol açan bazı sebepler vardır. NHS tarafından karşılanan IVF tedavileri hala ahlaki, politik ve ekonomik güçlükler içerir.
Kürtaj karşıtı çevreler daha fazla embriyonun oluşturulmasının etikliğini tartışıyorlar; bunların bazıları ölecek, bazıları deneylerde kullanılacak. Politik karşıtlar major hastalıklarda kullanılmayan kaynakların infertiliteye kullanılmasındaki çelişkiyi kınıyorlar. “Bir ücretsiz uygulama” için beklemek geniş uygulama politikalarına ulaşmak, yıllar alabilir.

Fertilite Turizmindeki diğer bir küçük tartışma sebebi, belirsizliklerin geniş olmasıdır…
Anne baba olmak isteyenlerin pek çoğu UK ’de fertiliteyi kontrol eden yasalardan hoşlanmaz ve daha flexible olan yabancı politikalar tarafından cezp edilebilir.
The Telegraph tarafından hikayesi yazılan 'Mary'yi göze alalım. İngiliz kadınlar, yıllardır yumurta donörü bulmak için yurt dışına seyahat etmektedirler; Mary de onların arasına katıldı. Bir İspanyol kliniğe gitti ve ilk denemede gebe kaldı. Bir İspanya Kliniğini 2 sebepten tercih etti. Birincisi isim saklama imkanı. Nisan 2005’te İngiliz donörlerin kaydı önem taşımaya başladı; bu da donörlerden olan çocukların genetik ailelerini bulmalarını sağlayacak.
Mary şunu söyledi: “Onun (kızımı) bulabilecek olmasını düşünmekten nefret ediyordum, onun benim kızım olduğunu göze alana kadar. Onu ben taşıdım ve partnerim onun biyolojik babası”. İsim saklama, ebeveynin bilgiyi kontrol etmesinden çok daha fazlasıdır. UK ’de değişim içinde olan aile yasası ile biyolojik bir ebeveyn muhtemelen ziyaret veya benzeri girişimler için baskı yapabilecek.
Mary’nin İspanyol kliniklerini tercih etmesinin ikinci sebebi, UK’deki kısıtlılığın aksine, fazla miktarda bağışlanmış yumurtaya ulaşma imkanı olmasıydı. İsim saklama da yumurta desteğinde bir rol oynar.

Donörler, isim saklama hakkından vazgeçmeye gönüllü değiller...
Londra’daki bir Fertiliite Kliniğinde çalışan Dr. Paul Rainsbury: "Bu ülkede yumurta bağışı için 2 ile 8 yıl arasında süren bekleme listesi var. 10 yıl önce, yumurta bağışı için sorduğumuzda, 20 cevap alırdık. Bu gün hiç almıyoruz. İsim saklama hakkının olmaması majör problemdir. Bir çocuğun 20 yıl sonra dönüp dönmeyeceğini bilmeyen kadınlar, bir kadına yumurta bağışında bulunurlar mı?” Böyle bir çocuk miras veya destek gibi durumlar için mahkemede hakkını arayabilir. İsim saklama hakkının devam ettiği yerlerde, yumurta bağışları daha fazladır.

Ekonomik faktörler de ulaşılabilirliği belirlemektedir…
Örneğin, UK yasaları altında, donör kadınlara, “makul harcamalara” ilave olarak sadece £15 ödenebilir. The Telegraph Romanya’da kadınlarda bir yumurta bağışı için ödenen yaklaşık £150 ile, yıllık ortalama gelirin £1,100 olduğunu rapor etmiştir. Tahmin edildiği gibi, UK’deki tıp otoriteleri Romanya’lı kadınların “yanlış” dürtülerle yumurta bağışında bulundukları hakkında açıkça ve yüksek sesle endişe ediyorlar.

Bu gün, yabancı müdahaleleri durdurmaya açık bir eğilim vardır...
Örneğin, Londra’daki Bridge Merkezi’nden dondurulmuş spermler Bükreş’e Romanyalı kadınlar tarafından verilen yumurtaları fertilize etmek için gönderiliyor. Donmuş embriyolar, Londra’ya geri taşınıyor ve İngiliz kadınlara veriliyor. Romanya’daki klinikler Bridge Merkezi tarafından incelenmiş ve onaylanmış olsa da, Britanya’daki fertilite tedavisini düzenleyen İnsan Fertilizasyon ve Embriyoloji Otoritesi araştırma yapmayı planlıyor. Gözlemciler, Bridge Merkeze şunun bilgisini verdiler: Sperm ihracat ve embriyo ithalatına gelecekte verilen izinler “oldu bittiye getirilmemeli”.

Bununla birlikte, Fertilite Turistleri, şikayetçi görünmüyorlar…
Mary İspanyol Kliniği The Telegraph’a şöyle tanımladı: "Valencia’yı dışarı çıkarmak istediğimiz zaman, çok hızlı ve çok profesyonellerdi. Testler İngiltere’dekinden daha hızlıydı ve Britanya’dan farklı olarak bekleme yoktu. Fertilite Turizmine yapılan eleştiriler saçmalıktır.”
Mary'nin kızı birkaç bin pounda “mal oldu”, ki bu UK’deki bir IVF tedavisinden sadece bir parça daha ucuzdur. Ve bekleme yoktu. Eğer Mary’nin yabancı bir klinikten yüksek düzeyde memnuniyeti genel cevabı gösteriyorsa, otoritelerin Fertilite Turizmi üzerine baskı yapmaları zor olacak.
Karnınızda bir embriyo kaçakçılığı yaparak eve dönmek, memurun tespit etmesinin güç olduğu bir suçtur. Ve eğer tespit etse bile, bunun yabancı ve yasak bir şey olduğunu nasıl ispatlayabilir?