Türkiyedeki Medikal Turizmle İlgili Söyleşi

GM Dergisi ile Medikal Turizm Derneği başkanı arasında gerçekleşen söyleşi aşağıda yer almaktadır.

Sağlık turizmi son zamanlarda gelişmekte ancak Türkiye ile diğer ülkelerle bir karşılaştırma…
Dünyadaki sağlık turizmi hareketine bakıldığı zaman Türkiye ‘nin sağlık turizmi konusunda kat etmesi gereken çok yolu var. Öncelikle sağlık ve turizm profesyonelleri ile bu konuda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri ve devlet teşekküllerinin sağlık turizminin sadece ekonomik boyutu ile ilgilenmemeleri, bilakis sağlık turizmini gerçekleştirebilmenin kazanımlarının çok yönlü olarak irdelenerek, hedeflenecek bu kazanımların elde edilebilmesi için ihtiyaç duyulan multi disipliner çalışmaların yapılması gerekiyor. Medyada sağlık turizmi konusunda çıkan mesajlarda dikkat çeken en büyük hata Türkiye ‘nin ucuz hizmet almak için bir ülke konumlandırmasına sokulduğu, ihraç edilen bir Türk malı ile Türkiye de üretilen sağlık hizmetinin eşdeğer mal anlayışıyla pazarlanmaya çalışıldığını görüyoruz. Ülkemizin sağlık turizmi geleceğini olumsuz yönde etkileyen bu ciddi hatadan hızla dönülmesi gerekiyor.

Sağlık turizminin gelişmiş olarak icra eden ülkeler ki bunların başında Amerika, İngiltere, Singapur, Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve diğer ülkelerde başarının gerçekleşmesinde dikkat çekici en önemli unsurun Sağlık turizminin bir ülke politikası haline getirilmiş olması, sağlık turizminde çalışacak tüm aktörlerin bu konuda eğitim içeriklerinin zenginleştirilmesi, ülke tanıtımında ise sağlık ve beraberinde bir çok turizm modülünü sunan ülke imajına yönelik mesajların dünyaya sunulması başarının altında yatan temel çalışmalardır.

Çeşitli ülkelerde medikal tıp turizmi alanındaki gelirler ülkelerin turizm gelirlerinin % 3 – 30 arasında değişim gösterirken, ülkemizde ise elimizde sağlıklı bir veri olmamakla birlikte sağlık turizmi gelirlerinin turizm gelirleri içerisindeki payının % 1 inde altında olduğu tahmin edilmektedir.

Medikal turizm Türkiye'de istenildiği düzeyde gelir getirmiyormu…
Sağlık turizmi kavramı son derece geniş çalışma alanlarını içerisine almaktadır, termal tıptan hastane hizmetlerine, Wellness ve spa uygulamalarından iklim terapilerine, alternatif tıp uygulamalarından güzellik terapilerine kadar değişen bir yelpazede faydalanım alanı sunmaktadır. Medikal turizm ise sağlık kuruluşlarında sunulan gerçek sağlık hizmetlerini kapsamaktadır ve bu sağlık hizmetleri kişilerin almak zorunda oldukları hizmetlerdir. Ülkemizde özellikle Spa ve Wellness alanındaki uygulamalar, diğer anlamıyla kişilerin almak zorunda olmadıkları, keyfiyetle alakalı hizmetler sağlık turizmi olarak yıllarca pazara sokulmaya çalışılmış ve bu çabalarda ülkemizin gerek iç, gerekse dış pazarlardaki sağlık turizmi envanterimiz için zayıf bir imaj yaratmaktan öteye gidememiştir. O nedenle bugün medikal turizm kavramı ile sağlık kuruluşlarının gerçek sağlık hizmetlerini iç ve dış pazarlarda konumlandırmaları son derece önemlidir ve doğru bir adımdır. Sağlık turizmi ürünlerinin hizmet alıcıdan hizmet sunucuya kadarki zinciri düşünecek olursak bir çok profesyonel aktörlerin bu zincirin halkaları olacağını dikkate almalıyız.

Medikal turizmde sağlık hizmetini satın alacak kişileri bulan aracılar, sunucular veya acenteler ilk adımı oluşturur. Bu kuruluşlar ile buluşan potansiyel hizmet alıcıların hizmeti nerede, kimden, ne şekilde, hangi kalitede, ne derecede güvenilir, hangi sevk zinciriyle, olumsuzluk halinde sigorta imkanı ve yasal imkanlar ile hangi paraya alabilecekleri gibi temel soruların mutlaka cevaplanması medikal turistin hizmet alım kararındaki temel unsurlardır.
Medikal turizm alanındaki kuruluşların tümünün mutlaka işi paylaşmaları gerekmektedir, her kuruluşun kendi başına tüm aşamaları yapmaya çalışması bugüne kadar ülkemizdeki temel verimsizliğin birincil nedeni olarak gözükmektedir. Ayrıca devlet kuruluşlarımızdan içişleri, çalışma ve sosyal güvenlik, dış işleri, sağlık ve turizm bakanlıklarının da iç pazarda faaliyet gösteren medikal turizm aktörleri ile ortak çalışma yürütmesi, ayrıca çeşitli ülkelerde ikili anlaşmalar gerçekleştirerek söz konusu ülkelerdeki medikal turistlerin devletler güvencesi ile naklinin sağlanmasına yol açılması da son derece önemli.

Medikal turizminde ülkemizde kim neler yapıyor…
Medikal turizm alanında öncelikle ülkemizin sağlık ürünlerinin hangilerinin hangi pazarlar için uygun olduğu ile ilgili sağlık hizmeti konusu ve hedef Pazar çalışmasını gerçekleştirdik. Ayrıca hedef pazarlarda tanınan ve sağlık kuruluşlarının kaliteli, güvenilir ve bilinir olduğunu gösteren, dünya sağlık örgütü ve NHS ile ilişkili akreditasyon sistemi Trent Akreditasyonu ülkemize taşımak konusunda anlaşma sağladık ve önümüzdeki haftalarda akreditasyon çalışmalarımız başlayacak. Bu akreditasyon planı ile birlikte, bu konudan haberdar olan sağlık kuruluşları bu alanda çalışan Medikal Turizm Derneğimiz ile irtibata geçerek tıp turizmi alanında kendilerine özgü fikirleri edinme fırsatını yakaladılar ve akreditasyon planına katılmanın onlara ne yararlar sağlayacağını öğrendiler.

Ülkemizde şu an 35 civarında sağlık kuruluşu diğer akreditasyon kuruluşları tarafından akredite edilmiş, ancak bu akreditasyonları hedef pazarımızdaki ülkelerin dikkate almadığını gördük. Akreditasyonun ötesinde akredite edilmiş sağlık kuruluşlarını bir çatı altında toplayarak, tek bir ürün halinde sağlık ürünlerini dünya pazarına sunmanın da daha iyi bir etki ve sonuç yaratacağından hareketle, akredite edeceğimiz sağlık kuruluşlarından bilgi transferi sağlayan bir televizyon programı, çeşitli dillerde yayınlanan bir medikal turizm dergisi ve uluslar arası hedef organizasyonlarda Türkiye de Medikal Turizm çatısını oluşturarak ülkemizi dünyada sağlık içinde gidilen bir ülke konumuna getirmek hedeflerimiz arasında.

Kültür ve turizm bakanlığı ve diğer bakanlıklar ile maalesef ortak bir çalışmamız yok, ancak gelecek günlerde bunun kaçınılmaz olduğunu ve bir araya gelerek çalışmalarımızın sonuçlarını daha etkin ve hızlı yaşanır hale getireceğimize inanıyoruz.

Turizm ve Kültür Bakanlığı bu konuda neler yapmalı…
Sadece Turizm Bakanlığı değil yukarıda belirttiğim bakanlıkların ortak bir çalışma içerisinde olmaları şart. Turizm bakanlığı medikal turizmde önemli devlet kuruluşlarında biri konumunda. Öncelikle medikal turizm politikası oluşturulmalı, iş bölümü yapılmalı ve bu çalışmalar hızla sonuçlandırılmalı.Bugüne kadar sonuç doğurmayan toplantılar yerine ülkemizin imajını güçlendirecek bir mesaj altında dünyaya açılacak aksiyon planı oluşturulmalı. Bunun için örnek olarak 2011 yılı medikal turizm yılı olarak belirlenmeli, böylece ilgili sektörlerin, kuruluşların çalışmaları motive edilmiş olacaktır ve herkes bu alanda nasıl, ne şekilde olup olamayacağını gözden geçirecektir. Diğer bir önemli hususta kimler medikal turizm alanında pazarda yer almalılar, bu konuda da bir eğitim programı, ülke içi bir belgelendirme sistemi de son derece yararlı olacaktır. Derneğimiz gelecek günlerde medikal turizm başlığı altında bir eğitim programını hazırlayıp aktörlere sunmanın çalışmaları içerisindedir. Medikal turizm konusuna odaklanılmadığı sürece ve radikal kararlar uygulamaya konulmadığı sürece ilerleme imkansız olacaktır ve burada temel itici gücünde devletimizin ilgili bakanlıklarının olduğu açıktır.

Başarılı olmak için elele…
Medikal turizmde ülkemizin başarılı olması sağlık kuruluşlarından coğrafi özelliklere, doğal bitki örtüsünden farklı iklim özelliklerine, tarihi dokudan tatil imkanlarına, kültürel zenginliklerden alışveriş imkanlarına kadar sayılamayacak kadar büyük imkanları var ve bu imkanlar ülkemizin dünya coğrafyasındaki sosyal, politik, ekonomik konumunu güçlendirebilir. Bunun için doğru aktörlerle, zamanı, eforu ve ekonomik imkanları boşa harcamadan güç birliğiyle hareket edilmesi başarının yolunu açacaktır.