USA ‘daki Sağlık Güvencesindeki Değişiklikler Tıp Turizmini Nasıl Etkileyecek ?

ABD ’de Demokratlar 1018 sayfalık bir sağlık reform tasarısı düzenlediler, bu reform genel sağlık sigortası kapsamını düzenleyecek, bireylerin belli bir düzeyde sağlık sigortası edinmeleri gerekecek ve sigorta yapmayan işverenlere vergi koyacak. Sağlık Komitesinden her iki parti üyeleri bunu kabul ettiler ve Başkan Barack Obama bunu Ağustostan önce senatodan geçirmek istiyor.

Minör değişikliklerle kanun geçerken, önümüzdeki 10 yıl için ABD sağlık sisteminin geleceği olacak gibi duruyor. ABD ’nin dışarı giden Medikal Turizmini olumlu etkileyebilir; Başkan Barack Obama’nın umduğu gibi işlerse, tıbbi tedavi için dışarı gitme ihtiyacı şüphesiz düşecek. Reformlar sigortacılarla görüşen her acente ve hastaneyi, işverenleri ve kazanç planlarını etkileyecek. Deniz aşırı tedavi, deniz aşırı hastanelere ödeme veya temel ihtiyaçlar ya da hükümet planındaki medikal turizm için provizyon planı yoktur.

ABD Sağlık Sistemi Planının Anahtar Noktaları…
1. Bireylerin ve küçük işletmelerin özel sigortacılardan veya devletin işlettiği yeni bir plandan sigortalanabilecekleri sağlık sigorta sistemi.
2. Eyalet kendi değişimini veya bir değişim oluşturmak için diğer eyaletlere katılmayı önerebilir. Büyük işverenlere yayılabilir.
3. Bir komite, koruyucu servisler, mental sağlık servisleri, ağız sağlığı ve çocukları kapsayan esansiyel kazançlar paketini önerecektir. Yeni kazanç paketi, temel paket olacak ve işveren planları için minimum kalite standardı haline gelecektir.
4. Değişikliklerin önerildiği bir hükümet planı olabilir ve sigorta şirketleri ile yarışabilir.
5. Değişimler ve yeni hükümet sigortası planlarının her ikisi 2013 itibarı ile başlayacak.
6. Kar standartlarını ayarlamak ve planlanan yeni sağlık sigortası değişimlerini görmek için, bağımsız bir acente, Sağlık Seçimleri İdaresi, hükümetle birlikte çalışacak.
7. Sigortacılar mevcut, eski tıbbi koşulları kapsam dışında bırakamayacaklar.
8. 9 milyon insan genel planla sigortalanacak, 2019 itibarı ile 21 milyon sigortalı özel şirketler tarafından sigortalanacak. Diğer 164 milyon kendi işverenleri tarafından sigortalanacak.
9. İşverenler çalışanlarını sigortalamalı veya bordronun % 8’i oranında ek prim ödemeli. Yıllık bordrosu 250.000 USD altında olan şirketler muaf olacak.
10. Bireylerin sigortaları olmalı, ek prim vergisinden muaf tutularak teşvik edilmeli. Ek prim gelirin % 2.5’udur.
11. Primler için hükümet yardımı % 400 civarındadır.
12. Medicare planlarını yapan özel sigortacılar 2010’da kalite performans değerlendirmesi alacaklar ve 2013’te hizmet kalitesindeki gereksinimleri rapor edecekler.
13. Fakir ve uzun süreli özürlülerin sağlık hizmetini düzenleyen Medicaid genişleyecek, ödeme oranları artacak.
14. Sağlık hizmeti kararlarının kalitesini ve değerini geliştiren çeşitli tedavilerin karşılaştırmalı etkileri üzerine çalışan yeni bir merkez kurulacak. Bu merkez ilaçların, tıbbi testlerin, cerrahi uygulamaların ve diğer tıbbi tedavilerin etkinliğini araştıracak. Yayınlanmış ve yayınlanmamış veriyi toplama ve tıbbi tedavileri çalışma gücüne sahip olacak.
15. Yaşlı olmayan nüfusun %94’ü ( 65 yaşında başlatılan Medicare kapsamında olmayan) kapsama alınacak; bugün bu oran %81’dir. Yaşlı olmayan, sigortasız 17 milyon nüfusun yaklaşık yarısı illegal göçmenlerden oluşur ve tıbbi bakım için deniz aşırı yerlere gidemeyeceği açıktır.
16. Tasarı Amerikan Medikal Turistlerin sayısını düşürmese bile, ABD sağlık müşterilerine Medikal Turizm sunan herkes, sigortalı bireyler, sigorta şirketleri ve işverenler bu gelişmeleri yakından izlemelidir.

Sağlık hizmetinde Avrupalı görüşü medikal turizmi etkiler…
Bazı ülkeler, hastaneler ve acenteler Avrupalıları Medikal Turizmde tedavi etme eğilimindedir. Ancak Avrupa’da sağlık davranışları, sadece Amerika ve Asya arasında değil, ülkeler arasında da değişkendir.
Avrupalı müşteriler, sağlık hizmetlerine büyük bir ilgi gösterirler. Pek çok sağlık işindeki görüşlerle ilgili yeni bir TNS Sağlık çalışması, 5 ülkede 2500 Avrupalı ile yapıldı.
Müşterilerin %90’ından fazlası 5 major Avrupa pazarında yer alıyor; UK, Fransa, İtalya, Almanya ve İspanya. Avrupalı kadınlar sağlık konusuna erkeklerden belirgin olarak daha fazla ilgi gösterirler. Kadınların % 95 ’i, erkeklerin % 89 ’u sağlık konularına ilgilidir. Yaş da bu konuda etkendir; 55 üstü kişiler arasında % 55 oranda iken, 18 – 24 yaş arası ilgi sadece % 44’tür.

TNS Sağlık’tan Louse Tamblin: “Çalışma, bütün ülkelerdeki çoğu insanın gençliklerinde, özellikle sağlık sorunları yokken ilgili olmadıklarını göstermekte. Minör de olsa herhangi bir sağlık sorunu yaşayan kişiler, yaşamayanlara göre belirgin olarak daha ilgililerdir” dedi.

Avrupalılar, pek çok sağlık konusunda aynı görüşü paylaşır…
Örneğin, tüm ülkelerdeki müşterilerin büyük çoğunluğu, sadece gerektiği zaman doktora gitme konusunda aynı fikirdeler. Aynı zamanda doktora ne zaman gidileceğini ve kendilerini ne zaman tedavi edeceklerini de bildiklerine inanıyorlar.
Çalışma göstermektedir ki; ülkeler arasında ve aynı ülkedeki müşteriler ve doktorlar arasında büyük farklar vardır. UK ’deki müşterilerin % 64 ’ü önce bir ilaç alıp sonra doktora gitmeyi tercih ettiklerini söylerken, ülkenin doktorlarının sadece % 18 ’i buna katılıyor. İspanya spektrumun karşı ucunda yer alıyor. Müşterilerin sadece % 33 ’ü önce bir ilaç alıp sonra doktora gitmeyi tercih ettiklerini söylerken, doktorlarının yalnızca % 10 ’u buna katılıyor. Minör rahatsızlıklarda öncelikle bir doktoru görmeksizin tedavi olmanın riskli olup olmadığı üzerine de büyük bir anlaşmazlık vardır.
Sonuçlar, UK, Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya’da 18 ve üstü 2500 müşterinin (her ülkeden 500 kişi) online çalışmasına dayalıdır. Nisan 2009’da yayınlandı.

UK’de Özel sağlık sigorta şirketi National Friendly’den Neil Thompson, AB’de sağlık yasalarını araştırdı ve şunları açıkladı…
“Biri tedavi için deniz aşırı gitmeyi seçtiğinde, eğer fatura UK’de tutacağından yüksek tutarsa kimse tam olarak ne olacağını bilmiyor. Bir diz operasyonu Fransa’da 4,000, UK’de 3,000 Pound ise, aradaki ekstra 1,000 Poundu kim alacak? Muhtemelen bir sigorta poliçesi olan herkes, sigorta şirketinin bu farkı ödemesini bekler. Avrupa Parlamentosunda henüz cevaplandırılmamış pek çok sorudan biri budur.”