|
Maillerinize Ne Kadar Cevap
İstiyorsunuz?
Okuyucunun zamanı kıymetli bir
kaynak gibi davranın; onu boşuna harcamayın, iletişimde çok açık
olun, hızla konuya girin ve çok açık sözlü olun. Tutamayacağınız
hiçbir sözü vermeyin. Okuyucu eğer daha önceden hayal kırıklığına
uğradıysa, şirketinizin başka bir söz vermek için ikinci bir şansı
olmayacaktır.
|
|
İyi tasarlanmış ve düzenlenmiş
mail kampanyaları % 0.1 cevap oranı ile şanslıdırlar. Hedefli
mail kampanyaları %12 kadar yüksek oranda cevap oranına ulaşabilir.
Özellikle istenen alıcıya uygun olarak geliştirilmiş kalitede
mail kullanılarak yapılan bir mail kampanyasındaki tasarruf,
böyle yüksek oranda cevap oranı ile fark edilebilir. İş yapmak
istediğiniz şirketlerdeki üst düzey yöneticilere ulaşmayı
hedefleyen mail kampanyaları kullanın.
ABD’de izleyici kitle içinde en sık görünenler iş verenlerdir.
ABD şirket yöneticilerinin, zaman ve dikkatten tasarruflarını
sağlamak için, yönetmenleri ve kişisel asistanları vardır.
İşlerinde daha fazla başarı sağlamaya yardımcı olmayacaksa,
iletiye değer verilmeyecektir. Fakat şirketlerin gelişmesine
yardım edebilecek çok sayıda haber, bazı çok önemli kurallara
uymakta başarısız olduğu için, dikkatten kaçar.
|
Birinci olarak, iletişimi hedefleyin…
Gerçek bir isim ve başlık kullanırsanız iletişiminiz ilk tanıma
basamağını geçer. Yöneticilerin asistanları başlıkların, spesifik
ve bireysel olmamasının iletişimi engellediğini düşünürler. İsim,
başlık ve şirket harflerindeki yanlışlardan kaçının. Doğru adresi
kullanın. Sonuç olarak mail hedefe ulaşacak olsa bile, eğer kullanılan
adres yanlışsa, şirket mailbox’ına ulaşana kadar zaman geçmiş olur.
Bu demektir ki, bilgi muhtemelen güncel değildir. Kullandığınız
adresin ve ünvanın güncel olduğundan emin olmak için ekstra özen
gösterin.
İkincisi, iletişimi tanınabilir yapın…
Her ne kadar Fortune 100’deki şirketlerin iletişimi dünya çapında
etkili olsa da, bizim şirketlerimizin çoğu bu talihli kategoride
değildir. Bu nedenle, ikinci en iyi şey, tanınabilir bir varlık
tarafından iletişimi sağlamaktır. Her zaman, hedef şirketle sağlanan
iletişimin, kendi şirketinden geliyormuş gibi görünmesini sağlamaya
çalışın. Veya tanınmış bir organizasyon kullanın. İletişim değerli
bir bilgi sağlıyor, asistans kazanımları arttıracak veya satışı
büyütecekse, bu imkansız bir iş değildir.
|
|
Üçüncü olarak, iletişimde etkili bir başlık
kullanın...
Başlık, okuyucuya iletişimin faydasını belirtmelidir. “Gelişmek”,”Artış”
ve “İndirim” gibi kelimeler dikkat çekmede etkilidir. “Fiyatlar”,
“Kar”, “Gelir”, “Sürdürme” ve “Cevap” gibi tanımlamalar iş
adamları tarafından fark edilebilir. “Önemli!”, “Derhal” ve
“Dikkat” gibi okuyucunun direkt ilgisini çeken kelimeleri
kullanın. Dikkat çekici kelimelerle efektif olarak kullanılmadıkça,
genellikle kullanılan (ve sıklıkla fazla kullanılan) “Tasarlanmış”,
“Başarmak” ve “Donanım” gibi kelimelerden kaçının.
Dördüncüsü, sizin açılım paragrafınız, okuyucunun
işini tanımlamalıdır…
İlk cümlede, okuyanın dikkatini çekecek, iletişiminizdeki
spesifik bir alanı gösteren bir istatistik kullanın. İkinci
cümlede, istatistikle kişinin işini etkilediğini bildiğiniz
problem arasında bağlantı kurun. Üçüncü cümleyi, sizin iletişiminizin
onun problemini nasıl çözeceğini tanımlamak için kullanın.
Bu cümleyi, spesifik problemdeki özel deneyiminizi açıklayarak
çok güçlü hale getirin, ki bu iddialarınızın doğru olduğunu
kanıtlar. Bu bazen, şirketinizin son zamanlarda sektördeki
bir devle yaptığınız birliktelik veya ortaklık örneğini göstererek
etkili olur.
Beşincisi, iletinizi bir sayfada sınırlı tutun…
Şimdiye alınan iletilerden, okumaya değer olanların hiç birisi
genellikle 1 sayfadan daha uzun değildir. İletişim bilgilerinin
yerini almış hiçbir açıklama bu uzunlukta olmayacaktır. Bu
bize gelecek kuralımızı gösterir.
|
Altıncısı, okuyucunun çözümünüze nasıl ulaşacağını
gösteren iletişim bilgilerini sağlayın…
“Daha fazla bilgi için” kelimelerini kullanmaktan kaçının. Bunun
yerine spesifik basamakları gösterin: “Bir satış temsilcisi ile
görüşmek için”, “Müşteri temsilcisi ile konuşmak için arayın” veya
“ Kişisel bir ziyaret için burayı tıklayın” gibi.
Yedincisi, follow up (izleme). Mümkün olduğunca yüksek
oranda cevap istediğinizi hatırlayın...
Maillerin alıcılarınızın katılacağını bildiğiniz bir konferans veya
sergi öncesindeki bir zamanı hedeflemesi gerçekten hoş bir taktiktir.
Takibiniz, onların standını ziyaret etmek veya networking yemeğinde
dikkatlerini çekmek veya bunun gibi taktikler şeklinde olabilir.
Olmazsa sizin mailinizi aldıklarından emin olmak için telefon edin.
Organize bir kampanyada, birinci maile cevap vermeyen alıcıya ikinci
bir mail yollamak, çok iyi bir takiptir. Bu metodu kullanarak, rutinde
cevap oran yüzdesini 2 veya daha fazla oranda arttırabilirsiniz.
Sekizincisi, belki bu en başta yer almalı, mail hedeflerinizi
ve pazarlama bütçenizi belirleyin...
Bu size, donanıma harcadığınız paraya kıyasla mail kampanyanızın
ne kadar başarılı olduğunu gösterir; yatırımınızın geri dönüşünü
(verimliliği) belirler.
Gerçekten hedeflenen maili neyin başarılı yaptığı
konusunu kapatırken, şunu hatırlatmama izin verin…
Hedef kitlenizin zamanının çok değerli olduğunu hiç unutmayın. Okuyucunun
zamanı kıymetli bir kaynak gibi davranın; onu boşuna harcamayın,
iletişimde çok açık olun, hızla konuya girin ve çok açık sözlü olun.
Tutamayacağınız hiçbir sözü vermeyin. Okuyucu eğer daha önceden
hayal kırıklığına uğradıysa, şirketinizin başka bir söz vermek için
ikinci bir şansı olmayacaktır.
Sağlıkla ilgili haberleşmelerde…
Tıbbi terimlerin abartılı kullanılması, uzun açıklamalar, çok fazla
bilgi, asılsız sözler ve etkili olmayan takiple sayısız çaba boşa
harcanmıştır. Diğer yandan, ben yukarıdaki kurallara uyarak daima
ortalamanın üstünde cevap, bunun sonucu olarak iş aldım ve hedefli
mail kampanyalarını da içeren sayısız başarılı kampanyalar vardır.
Bu kurallara uyularak Medikal Turizm haberleşme kampanyaları başarı
ile sonuçlanabilir.
|